beylikduzu escort

istanbul escort

supertotobet betist

”BU NASIL DERBİ?”

 

Dünya derbilerinden birisi olarak görülen, kıtalar arası derbi denilen, Türkiye’nin en büyük derbisi diye nitelendirilen bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisini daha geride bıraktık.

Evet, bence de dünya derbilerinden birisi olarak gösterilebilecek bir derbi. Evet, bence de Türkiye’nin en büyük derbisi ama gel gör ki son birkaç senedir bu söylediklerimizin hiçbirini hak etmiyor. O bol gollü derbileri, statların tıklım tıklım olduğu derbileri, maçtan 1 hafta önce strese girilen derbileri izledikten sonra son birkaç senedir oynanan derbiler bu söylenenleri hak etmiyor. Çünkü, zar zor gol atılıyor, gol atmayı bırak pozisyonlar bile yok denecek kadar az, taraftar takımına küsmüş, belki de strese bile girilmiyor. O heyecan yok! Ama elbette bir sonuç elde ediliyor ve bugün ki derbinin kazananı Fenerbahçe oldu.

İki takımın da şampiyonluktan uzak sadece ve sadece Avrupa Ligi’ne katılmak için verdiği bu mücadeleyi kazanan Fenerbahçe oldu ve 2.lik yolunda büyük bir şans elde etti.

Maçı değerlendirecek olursak; Galatasaray topla oynayan ama bir türlü pozisyon üretmekte zorlanan bir oyun sergiledi. Tudor’un sahaya sürdüğü 11 oyun bakımından biraz çelişkiliydi. Çünkü, Galatasaray yandan ortalarla pozisyona girmeye çalışırken, Kjaer ve Skrtel gibi iki tabiri caizse duvar gibi stoperin ortasında topla buluşmaya çalışan Podolski çok etkisiz kaldı. Podolski yerine forvet hattında Eren Derdiyok tercihi daha doğru olabilirdi. Keza Sneijder de çok etkisizdi çünkü, Advocaat dersine iyi çalışmış ve Sneijder’e neredeyse top aldırtmadı ve Fenerbahçe takım olarak işin savunma kısmını ve markaj kısmını çok iyi yaptı. Yasin’in etkisizliği ve Bruma’nın iştahı da fayda etmedi. Ama Tudor’un da yaptığı değişiklikler biraz çelişkiliydi. İştahlı olan Bruma’yı oyundan alan Tudor, yerine Rodrigues’i oyuna aldı ve neredeyse hiçbir atakta ismi dahi geçmeyen Yasin, sahada kalmaya devam etti. Tudor’un hamleleri yanlıştı ve kesinlikle oyuna olumlu bir etkisi olmadı. Rodrigues’in, Volkan’la karşı karşıya kaldığı bir pozisyon haricinde.

Gelelim Fenerbahçe’ye; Advocaat dersine çok iyi çalışmış ve oyuncular da Advocaat’ın söylediklerini gayet iyi anlamışlardı ki, 2 pozisyon dışında net pozisyon vermediler. 2 pozisyonun birisi Şener’in hatası, diğeri ise Rodrigues’in Volkan’la karşı karşıya kaldığı pozisyon. Oyun planını, genel olarak Lens’in üzerine kuran Fenerbahçe’de, bu maçta Lens çok etkisizdi. Çünkü kapılan toplar Lens’le buluşturulamadı. Tudor’da Lens’i iyi analiz etmiş olmalı ki, Lens’e top aldırmadı. Bu sayede de maç oldukça kısır geçti. 90+ da gelen gol ile neredeyse kaleye isabetli bir şut dahi çekemeyen Fenerbahçe, Josef’in golüyle maçı kazanmış oldu ama kafalarda bir soru işareti bıraktı: Bu nasıl bir derbi?

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

İzmir escort Bursa escort Ankara escort Antalya escort Eskişehir escort Konya escort Kayseri escort İzmit escort Alanya escort Kocaeli escort Kuşadası escort Gaziantep escort Malatya escort Diyarbakır escort Denizli escort Samsun escort Adana escort Bodrum escort Dubai escort transen berlin porn seks hikayeleri sex hikayesi shemale porno paply.org

Giriş Yap