Loading...
20/05
20:00
logoAntalyaspor
0
logoGalatasaray
0
20/05
20:00
logoGaziantep FK
0
logoÇaykur Rizespor
0
20/05
17:00
logoBoluspor
0
logoAltınordu
0
20/05
17:00
logoTuzlaspor
0
logoSamsunspor
0
20/05
20:00
logoBalıkesirspor
0
logoEyüpspor
0
20/05
20:00
logoDenizlispor
0
logoBB Erzurumspor
0
20/05
20:00
logoİstanbulspor
0
logoBandırmaspor
0
20/05
21:45
logoTorino
0
logoRoma
0
20/05
22:00
logoRayo Vallecano
0
logoLevante
0
20/05
22:00
logoReal Madrid
0
logoReal Betis
0
featured

FATİH TERİM GALATASARAY’DAN BÜYÜK DEĞİLDİR… !

Yazılarımı okuyan değerli insanlar hemen hatırlayacaklardır, bir yarısı Beşiktaş’lı diğer yarısı Karagümrük’lü olan ve futboldaki fanatizme karşı biri olduğumu. Yıllar önce Almanya’da gururla Cimbom bayrağını salladığımı, Kadıköyde oturan biri olarak, Fenerbahçe’nin Bağdat Caddesindeki muhteşem şampiyonluk kutlamalarını özlediğimi, eski takımım Başakşehir’in şampiyonluğunda duyduğum mutluluğu ve bu sezon, Trabzonspor’un bir numaralı Şampiyonluk adayım olduğunu hep dile getirdim.

Futbolda emeğin nedemek olduğunu cok iyi öğrenmiş biriyim, başarıyı herzaman alkışlamayı bir görev kabul etmişimdir. Ayrıca defalarca, bir futbol gerçeğini ısrarla yazmışımdır, futbolda dün yoktur ve sadece bugün var diye, hiç kimse geçmişine yaslanarak bugünü yaşayamaz mantığını herzaman benimsemiş biri olarak.

Süperligde her takımın bir diğerini yenebileceği günler geliyor ve yakında üç büyüklerin saltanatı tehlikeye girecek dediğimde, 2019 senesindeydik. İşte o günler geldi ve üç büyük takımın dışındaki takımlarımız Süperligi hallaç pamuğu gibi atıyorlar, karadenizdeki fırtına, kasırgaya dönüştü ve rekorları kırarak tam bir Tsunami oldu.

Bir başka açıdan baktığımızdada, birçok takımda Hocalar sapır sapır gönderiliyor, eleştiriler havada uçuyor.

Süperlig’de tek bir takımda yaprak kımıldamıyor, kulübe yakın yazarlar sus pus, büyük bir camia, inanılmaz bir şekilde tepkisiz ve suskun, işte ben bu durumu anlamakta güçlük çekiyorum.

Dünya takımı ve Türkiye’nin göz bebeği olan Galatasaray tam bir felaketin içinde, iki sene önce ilk üçe giremeyişi, kupada ve Avrupa’da olmayışı, şampiyonluğa uzak kalışı aklıma geliyor, ve birçok insan gibi bende üzülüyorum. Çünkü Cimbom’un bu sezonu çoktan kaybettiğini, ilk üçe girmesinin çok zor olduğunu, hatta ilk beşe bile girmesinin tartışılır olduğunu görüyorum.

Cimbom’un düştüğü duruma seyirci kalmayan sadece tek bir kişinin yazılarını ve tepkilerini takip ediyorum, ve aynı düşünceleri paylaşıyorum. Uzun yıllar sarı kırmızılı formayı giymiş Galatasaray sevdalısı eski futbolcu Gökmen Özdenak, taşın altına elini sokuyor ve uzun zamandır aynı şeyi söylüyor hemde en önemli şeyi, yani esas sorunu dile getiriyor. Cimbom’daki tek sorun, hızla gelişen futbola artık uyum sağlayamayan rakip takımları ve oyuncuları çözemeyen, ve zamanını çoktan tamamlamış olan Fatih Terim’dir.

Evet tastamam üç yıl önce, Fatih Hoca”nın tüm kariyerine saygı duyduğumu ama futbolda dün yoktur bugün vardır ve Hoca’nın artık Çimbom’a vereceği hiçbirşeyin kalmadığını, torunları ile zaman geçirmesinin daha ideal olacağını yazmıştım.

Karşılaştığım bir çok insana görüşlerini soruyorum ve herkes Fatih Hoca için kişisel görüşlerini açıklıyorlar, duyduklarımın hiçbiri benim aradığım sorunun cevabı olmuyor. Merak ediyorum, yıllardır sayısız oyuncu isteyen ve hepsini alan, yinede takımı toparlayamayan Hoca, çok sevdiğini söylediği kulübünün önünü niye açmaz, yönetim niye diğer hocalarda olduğu gibi Terim’i göndermez, camia niçin suskun kalır ve spor basını eleştiri becerisini göstermez. İşte bunu anlamayı çok istiyorum, böyle bir dibe vurmuşluğa rağmen Fatih Hoca’nın kredisi neden sonsuzdur. Bunun tam cevabını söyleyebilecek birine rastlamayı çok arzu ediyorum.

Futbol topunun bir ruhu vardır ve onunla kimse inatlaşamaz, Fatih Hoca’nın gereksiz inadı Büyük Galatasaray camiasına ve kulübe maalesef zarar verme noktasındadır ve Dünya durdukca, birçok farklı hoca Cimbom’a sayısız şampiyonluklar yaşatacaktır, hiç kimse Galatasaray adından büyük değildir ve olamaz.

Bir başka üzüntüm ise, bu sezon başında Trabzon’dan sonra şampiyonluk adayı olarak gördüğüm Fenerbahce.

Yine Hoca değişikliğine gidildi ve belirsizlik devam ediyor, geçen sezon Erol Bulut gittiğinde belirttiğim görüşümü aynı şekilde tekrar edeceğim, Fenerbahçe çok büyük bir kulüp ve herzaman istediği transferi yapabilecek güçtedir, eğer doğruysa çok sevineceğim, Alman Joachim Löw ile görüşülüyormuş, böyle bir Hoca kesinlikle takımdaki tüm olumsuzlukları ortadan kaldırır, ama böyle bir transfer gerçekleşmezse, yapılacak en doğru tercih, takımı ve ülkeyi çok iyi tanıyan, Christoph Daum olmalıdır. İnanıyorum büyük taktik ve motivasyon ustası Daum ile bütün sorunlar aşılabilir. Ayrıca bir başka büyük isim daha var ve oda Almanyanın efsane Futbol adamı olan Felix Magath’tır. Bu isimlerin dışında her başka arayış bence zaman kaybı olacaktır.

Daha önce ısrarla söylediğim düşüncemin arkasındayım, büyük paralar harcayıp, sayısız yabancı oyuncu alıp satan ve hep yeni arayışlar içindeki üç büyükleri, düzlüğe çıkaracak olan yabancı ve kariyerli Hoca’lardır.

Bu takımlarımız, eskiden olduğu gibi istikrarlı günlerine kavuşmak istiyorlarsa, artık deneme yanılma yöntemlerinden kararlı bir şekilde kurtulmalıdırlar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

24 Saat Futbol ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!