beylikduzu escort

supertotobet betist

”Galatasaray’ın işi duaya kaldı”

Fatih Altaylı, Bloomberg HT’de Fatih Kuşçu’nun sunumuyla yayınlanan “Spor Saati” programında spor gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Altaylı, gazetecilere saldıran Başakşehirli futbolcular için “Takımdan, milli takımdan her yerden atmak lazım. Bunlar adam değil” yorumunu yaptı.

Bloomberg HT’de Fatih Kuşçu’nun sunumuyla yayınlanan “Spor Saati” programının yorumcusu Fatih Altaylı, spor gündemini yorumladı.

Söze Avrupa şampiyonu olan 23 Yaşaltı Kadınlar Milli Takımı’nı tebrik ederek başlayan Altaylı, hafta içerisinde kaybettiğimiz Erdoğan Tezic’le ilgili de konuştu. Altaylı, basketbol ve voleybol takımlarının aldığı sonuçları ise ‘muazzam’ olarak nitelendirdi:

“ESKRİM HOCASININ ELLERİNDEN ÖPERİM”

“Kadınlar 23 yaşaltı eskrim milli takımımız Avrupa şampiyonu oldu. Bize teşekkür ediyorlarmış, asıl biz onlara teşekkür ederiz. Kimdir hocası bilmiyorum ama ellerinden öperim. Türkiye’de kimsenin aklına kolay kolay gelmeyen bir branşta bu kadar başarılı olmak müthiş. Bravo kızlara…”

“ERDOĞAN TEZİÇ BÜYÜK BİR SPOR ADAMIYDI”

“Erdoğan Teziç’i kaybettik, çok yakın bir abimdi. Sık sık görüşüp ondan bilgi alırdım. Referandumdan önce bir sohbetim olmuştu. Galatasaray’a onun gibi birinin el koyması, herkesi bir araya getirmesi gerektiğini söylemiştim. Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar’da öyle bir yetenek ve kapasite yok. Galatasaray lisesi müdürlüğü yaptı, YÖK başkanlığı yaptı. Ben Twitter’dan başsağlığı yazınca hakaret ettiler. Bunlar müslüman falan olamazlar. Erdoğan Teziç onların hepsinden daha müslümandı. Onları da Allah’a havale ediyorum. Galatasaray’ın ve milli takımın kaptanıydı. Büyük bir voleybolcuydu. Spora büyük bir aşkı vardı. Büyük bir spor adamıydı.”

“VAKIFBANK VOLEYBOLDA DÜNYA MARKASI. BASKETBOLDA MUAZZAM İŞLER YAPILDI”

“Basketbol ve voleybolda muazzam işler yapıldı. Vakıfbank, Avrupa şampiyonu oldu. Galatasaray’ın yaptığı tek büyük iş de onları yenmek oldu. Ben hatta demiştim ‘Vakıfbank asılmamıştır maça’ diye. Futbolda Barcelona, Real Madrid, Bayern Münih neyse voleybolda da Vakıfbank o durumda. Basketbolda Fenerbahçe, Panathinaikos’u aşağılık bir başkanın galeyana getirdiği düşmanca ortamda yendi. İki maçta da yendi hem de… Efes de Olympiakos’u yendi. İnşallah onlar da turu geçecekler. Darüşşafaka Doğuş, Real Madrid’i yendi. İşleri zor ama inşallah turu geçerler. 1 takımla son 8’e kalır mıyız derken, 3 takımı soktuk potaya…”

“EMRE SEN ARTIK ESKİ KAŞARSIN. NE İŞİN VAR ORADA?”

Altaylı, Medipol Başakşehirli futbolcuların gazetecilere saldırıp darp etmesiyle ilgili de çok sert konuştu:

“Ben Emre Belözoğlu’nu sahada berbat, saha dışında ise dünya tatlısı olarak bilirim. Ama yavaş yavaş saha içi karakteri saha dışına da yansımaya başlamış. Bir yerde 45 dakika boyunca bana küfür ettiler ben dönüp bakmadım bile hatırlarsan. Bizim pozisyonumuzda olduğun zaman herkes seni sevmeyebilir. Yaptığın işle beraber ün, şöhret gibi şeyler kazanıyorsan bunları makul karşılayacaksın. Dön git kardeşim. Sen artık genç değilsin, ne tellere tırmanıyorsun? Emre kardeşim dünkü çocuk olsan anlayacağım. Artık eski kaşarsın. 35 yaşına geldin, 20 senedir bu işlerin içindesin.

“BUNLARI HER YERDEN ATMAK LAZIM, BUNLAR ADAM DEĞİL”

Volkan Babacan’ın yaptığı centilmenlik dışı, milli takımdan da gitmesi lazım. Gazeteciye saldır, görüntü aldı diye. Muhabirlerde kabahat. Onlar hep beraber bunları niye dövmemişler onlara kızıyorum. Şunların ağzını burnunu kırmaları lazımdı. Kardeşim siz dayı mısınız, it misiniz? Futbolcu musunuz, serseri misiniz? Ayıptır ya! Adam işini yapıyor orada sen kimsin? Ama bunlara öyle yüz veriliyor ki. Görgü, bilgi, kültür, seviye sıfır. Alkış bol, para bol. Ondan sonra da bunlar kendilerini bir halt zannediyorlar. Futbolu bıraktığınız gün bir halt olmadığınız ortaya çıkıyor. Bir tane televizyonda yorumculuk, gazetede yazı yazmak için yalakalık yapıyorlar. Kimsiniz ulan siz! Daha önce de Volkan Demirel demişti ‘seni yatağından aldırırım’ diye. Hadi gel beni aldır ya yatağımdan… Bunları her yerden atmak lazım ya bunlar adam değil. Barda, trafikte kavga ederler anlarım ama maç çıkışı gazeteciye saldırmayı anlayamam. Bu adam sizi pohpohlamaktan başka size ne yaptı? Taraftar sahaya inip sizin kafanızı kırsa az be.”

“BEŞİKTAŞ’IN BURAYA KADAR GELMESİ BÜYÜK BAŞARI”

UEFA Avrupa Ligi çeyrek finalinde Beşiktaş’ın Lyon’a elenmesini de yorumlayan Altaylı, Siyah-Beyazlılar’ın buraya kadar gelmesinin büyük başarı olduğunu söyledi. Galatasaray’ın Beşiktaşlılar’ı kızdıran tweeti için de “Galatasaray’da zerafet kalmadı” yorumunu yaptı:

“Beşiktaş, Avrupa’da gelebileceği en üst noktaya geldi. 1-2 oyuncusu dışında çok tecrübeli bir kadrosu yoktu. Bunlar her sene üst üste koyarak oluyor. Galatasaray mesela önce çeyrek, yarı final oynadı. 4 yedi, 5 yedi. Camia buna alıştırıyor kendini. Çünkü Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’nin bir davranış biçimi var. Herkes bunu anlamaya başlıyor. Beşiktaş da öğrenme sürecinde… Bu kadroya çok önemli başarı elde ettiler bence. Lyon’u da küçümsemeyin, onların şampiyon olma ihtimali çok yüksek.

Gökhan İnler mesela rövanş maçının ilerleyen zamanlarında niye oyuna girmez? İki tane baltaya penaltı attıracağına Gökhan İnler’i alsaydın olmaz mıydı? Belli ki Şenol Güneş onu sevmiyor ama o zaman niye aldın? Yazık değil mi hem oyuncuya, hem de giden paralara?

“GALATASARAY’DA ZERAFET KALMADI, İLKELLEŞME VAR”

Galatasaray’da zerafet kalmadı. Bu zerafeti Alp Yalman’da, Ali Uras’ta, Ali Tanrıyar’da, Faruk Süren’de, Özhan Canaydın’da gördük. Galatasaray’da bir ilkelleşme var. Daha ne terbiyesizlikler olacaktır, dur sen! Taraftar bunu her yere koyabilir. Sen, kulüp olarak bunu yapamazsın. Bunu bir zerafet içinde yaparsın. Zaten hatırlıyoruz kardeşim. Görmemişin kupası olmuş gibi her sene kutluyoruz zaten bunu. Bir de bunu Twitter’a koymuşlar. ‘Kardeşini Beşiktaş’tan bekliyorduk ama olmadı, üzüldük’ de bari.”

“REAL MADRID – BARCELONA MAÇINI SESİ KISARAK İZLEDİM. BEIN SPORTS REZALET YAYIN YAPIYOR”

Altaylı, Real Madrid – Barcelona maçının çok güzel olduğunu belirtirken, Galatasaray – Fenerbahçe derbisi için de ‘baştan sona rezaletti’ ifadesini kullandı. Galatasaray’da Dursun Özbek ve Tudor’un ‘benim burada ne işim var’ şaşkınlığında olduğunu belirten Altaylı, “Galatasaray’ın işi duaya kalmıştır” diye konuştu:

“Galatasaray maçından yorgun çıktım. Maçı izlerken oynar gibi yoruluyorum. Maç baştan sona rezaletti. Dedim ki içimdeki futbol kirliliğini detoksla çözeyim. Real Madrid-Barcelona maçını kaydetmiştim. Onu izledim ama sesini kısarak. BeIN Sports iğrenç bir yayın yapıyor. O spikerler ve yorumcular nedir? Kimdi yorumcu bilmiyorum ama utandım. Rüştü müydü? Herkesin seyrettiği maçı bu kadar mı kötü yorumlar be Rüştü Reçber? Ayıp denen bir şey var. Hakemin de ne kadar kötü olduğunu, Türkiye’deki hakemleri bile arattığını gördük. 1 gol ofsayt, 1 gollük pozisyon ofsayt. Messi’ye yapılan fauller. Casemiro iki kırmızı görmeliydi. Marcelo keza öyle. Taçlar yanlış, kornerler yanlış. Futbol muazzam ama. Messi başka bir şey. Çok güzel maçtı ama kavga yok, gürültü yok. İtiş-kakış yok. Pique’ye hasta oldum mesela. Arda’ya üzüldüm sonradan bile oyuna girmemesi kötü oldu.

“KÖY TAKIMI İLE MAHALLE TAKIMI GAZOZUNA MAÇ YAPSA DAHA ZEVKLİ OLURDU”

Belli başkan ve akrabası hep beraber Florya’ya gitmişler. Başkanın kurduğu takım sahaya çıktı. Galatasaray kamuoyu tarafından belirlenen kadro oynadı. İki tarafta da şaşırtıcı bir kadro yoktu. Fenerbahçe ben gol yemeyeyim, Galatasaray bir tane atayım diye çıkmış. 15. dakikada 1-0 yenileceğiz’ dedim. Ben golü Sow’dan bekliyordum açıkçası. Fakat bu kadar mı kalitesiz olur ya. Sahada 250 milyon Euro’luk takımlar var. Her şeyiyle en büyük takımlar var. Bir köy takımı ile bir mahalle takımı gelip gazozuna maç yapsalar bundan daha zevkli olurdu. Fenerbahçe taraftarı o futbolla kazanmaktan memnun değil. O futbolla kazansan ne olur, kazanmasan ne olur. Fenerbahçe böyle oynayıp, Galatasaray da ileri gittiği için sanıyorum ki baskılı oynuyorum. Riekerink dönemine dönülmüş gibi bir futbol. Galatasaray genel kurulu bu yönetimden, bu yönetim Tudor’dan memnun. Tudor da takımından memnun. Sen bu takımdan nasıl memnun olursun ya? Sahada ne yaptığını bilen Bruma ve Podolski var. Bruma’yı alman için şuurunu yitirmiş olman lazım. Bunlar teknik direktör falan değiller. Maçtan önce yatağa yatıp düşünmüş ve karar vermiş. Bruma’yı alacağını geceden kararlaştırmış. 25 tane orta oluyor, 17 korner var. Korner varken Eren yok. kornerler bitiyor, Eren oyuna giriyor. 17 kornerin bir tanesine bile Galatasaraylı oyuncular vuramamış.

“GALATASARAY’IN İŞİ DUAYA KALMIŞTIR”

Meğerse Tudor, Galatasaraylı oyuncuları tanımıyormuş. Karabük her iki maçta da Galatasaray’a kök söktürdü. Bir takıma sezon ortasında gelip takımı yaratmaya hangi hoca kalkar ya? Galatasaray’da yönetim, teknik direktör hepsi ‘benim burada ne işim var’ şaşkınlığında. Bu bir rüya olmalı hissiyatında. Dursun Özbek’e 5 sene önce gitsen ‘sen 3 sene sonra Galatasaray Başkanı’ olacaksın desen, abi nereden olacağım ya der. Şimdi o adam, orada. Galatasaray Kulübü’nün başkanlık koltuğunda. Televizyonu açınca inanamıyordur. Tudor da aynı şekilde. Arkadaşlarına ‘akşam Galatasaray’ın başında televizyona çıkıyorum’ diyordur. Bu iki isim yüzünden de Galatasaray’ın işi duaya kalmıştır.”

“GALATASARAY’A BİRBİRLERİNE SALLAMAYACAK BİR YÖNETİM LAZIM”

Lukas Podolski’nin maç sonrası takımıyla yaptığı eleştirileri de yorumlayan Altaylı, sebebin yönetim olduğunu belirtti ve ‘Bu yönetimi başımıza kim getirdiyse gidip onlar kombine alsın, artık ben yokum’ dedi:

“Podolski’ye dün sahada hayran kaldım. Bu takım dünya şampiyonu da olsa işi bitmiş, gitmiş. Muazzam bir özveri ve aşkla oynadı. Bu adam futbolun feleği varsa onun çemberinden geçmiş. Geçen gün Ali Dürüst’e Galatasaray’a ilk lazım olan şey dostluk, dayanışma, ve inanç, kardeşlik’ dedim. Galatasaray’a başkan kim olursa olsun, ben karışmam. Genel kuruldakiler bilsinler ki; Eğer umurlarındaysa ki hiç zannetmiyorum. Galatasaray’a beraber yaşayıp, ailelerinin dost olduğu, beraber gülüp beraber ağlayacak bir yönetim lazım. Şu yönetim kurulundan yarın kim Galatasaray’da kalıcı olabilir desen; Ali Yüce diye bir genç kardeşimiz var, gerisini aç çöpe gitsin. Galatasaray’a dışarı çıktığı zaman birbirlerine sallamayacak bir ekip lazım. Yolda gördüğü ilk Galatasaraylı’ya başkanı, yöneticileri satmayacak insanlar lazım. Senin, benim gördüğümü futbolcunun taraftarın görmemesi mümkün mü? O yüzden de Podolski diyor ki; Bu takımda huzur yok. Siz bu takımda huzuru yaratamıyorsunuz. Teknik direktör değiştirerek huzur olmuyor. Başkan kendini değiştireceğine, teknik direktör değiştiriyor. Galatasaray bu sezon ne yaptı kardeşim? Fenerbahçe’den 0, Trabzonspor’dan 0 puan. Başakşehir’den 0 puan. Beşiktaş’tan 1 puan alabildik. Sadece rakiplerimize 23 puan kaybetmişiz. Tudor’un bir gol planı yok. ‘Galatasaray, Adana maçında haybeye kazandı’ demedim mi? ‘Aldanmayın, Başakşehir maçı var’ demedim mi?

“BU ADAMLARI BAŞIMIZA GETİRENLER GİDİP LOCA ALSIN, BUNDAN SONRA YOKUM”

Advocaat’ın bütün maç yaptığı 1 puandı. O yüzden sevinmekte çok haklı. Galatasaraylı olarak bundan sonra maçlara gitmem, kombine de almam, loca da almam. Hiçbir taraftar da almaz. Galatasaray’da bu adamları başımıza getirenler, hatadan dönmeyenler gidip kombine alsın. Eleştirdiğim için bana küfür edenler, bunlardan kaçı son 10 yılda maça gelmiş? Kaçı deplasmanda maça gelmiş? Ben 9-10 yaşından beri Galatasaray’ın içeride-dışarıda her maçına gittim. Bundan sonra yokum kardeşim.”

HT Spor

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap