24 Saat Futbol

Sabırlı olmak !

Sabırlı olmak !
Hit: 52
03 Ekim 2018 - 0:22

Sabrın, genel anlamda toplumumuzda fazla güçlü olduğunu söyleyemeyiz, özellikle futbol konusunda. Camiaların sabırsız yapıları kulüplerin ilerleme kaydedebilmelerinde bildim bileli ciddi bir engel oluşturmuştur. Bu durumun en canlı örneğini, sezon başından beri Fenerbahçe’de izliyoruz. Sanırım daha haftalarca devam edecek büyük bir değişim yaşanıyor kulüpte. Yeni bir Başkan ve yönetimi, menajeri ve hocası ile yeni bir teknik ekip ve yepyeni bir kadro.

Evet, Fenerbahçe’de her şey yeni. Tek yenilenmeyen ve hiç bir zaman yenilenmeyecek olan kulübün sarı lacivert renkleri. Ve gördüğüm kadarıyla ligin 7. haftasında taraftarların büyük bir bölümünün kafa yapısı ve bakış açısı.

Geçen bir kaç sezonun getirdiği başarısızlık sonrası, taraftarların büyük bir bölümünün böylesi bir değişimin hemen beraberinde şampiyonluğu getireceğine inanıyor olması tam bir sabırsızlık örneğidir, ama maalesef futbolda işler böyle yürümüyor. Görüldüğü gibi, istenilen neticeler şu ana kadar puan cetveline yansımadı ve camianın sabırsızlığı hemen kendini açıkça belli etti. Hatta Beşiktaş maçı sonrası yeni başkan Ali Koç’a “Başkan takıma el at” yorumları aklıma geliyor.

Öncelikle hatırlatmakta fayda var, kulüp Başkanının işi takıma el atmak değildir.

El atma görevi her zaman oyuncu kadrosunun başına güven duyularak getirilen teknik ekibe aittir, huzursuzluk içermeyen bir ortam oluşturabilmek için, en doğru olan, o ekibin işine kesinlikle karışmamaktır. Ne yazık ki ülkemizdeki futbol manzarası, özellikle Fenerbahçe’nin son 20 yıldaki çalışma anlayışı hepimizi çok farklı görüntülerle karşı karşıya bıraktığından ve camia önceki kulüp yönetimi tarafından bu yönteme adeta alıştırıldığından, şuan Ali Koç’tan da hemen hemen aynı davranışlar bekleniyor.

Bu büyük bir değişim, yepyeni bir oluşum. Bu değişimde basamak basamak, bazen küçük, bazen büyük adımlar atarak ilerlenir. Ali Koç bir önceki yönetimin çalışma tarzının aynısını yapsa, bu büyük değişimin tamamı boşa gitmiş olur ve hiç bir anlamı kalmaz.

Takıma bakarsak, Fenerbahçe’nin elinde aslında gerçekten çok iyi bir kadro var. 1-2 pozisyon hariç, her mevkide kaliteli oyuncular mevcut. Teknik kadroda da kalite ve tecrübe üst düzeyde.

Fenerbahçe’nin şuan 2 handikapı var; Birincisi henüz takım olamamak. Ama bu sadece Fenerbahçe için geçerli şanssız bir durum değil. Buna benzer sorunları Avrupa’da tanınmış değişik kulüpler sürekli yaşarlar. Takım olabilmek dünyada her kulüp için geçerli en önemli unsurdur.

Ne çok kalitesi düşük, parasız ama takım olmuş ve büyük başarılar elde eden kadrolar gördük, yine aynı şekilde ne çok üst düzey kalitesi olan paralı, ama takım ruhu oluşturulamadığından dağılan takımlarda gördük.

Bazen bu tür yeni oluşumlarda sezonun 3. haftasında her şey rayına oturmuş olabilir ama bazen de belki 15. haftaya kadar beklemek zorunda kalınır, aslında bu bile futbolda normaldir. Böyle bir durumda söylemek istediğim; şuan Fenerbahçe’nin karşı karşıya kaldığı 2 önemli sorun kendini açıkça belli ediyor. Birincisi, yukarıda dile getirdiğim gibi henüz takım ruhunun oluşamayışıdır, diğer önemli sorun ise, büyük Fenerbahçe camiasının şuanda maalesef gösterdiği sabırsızlıkdır.

Girilen bu yeni yolda atılan adımların büyüklüğü, gösterilen sabra bağlıdır. Fenerbahçe’nin takım ruhunu yakaladığı an bu ligde kesinlikle çok can yakacağına ve ses getireceğine inanıyorum, ligin en önemli kulüplerinden biri olarak iyi bir Fenerbahçe izlemek her zaman heyecan ve keyif verici olmuştur.

Açıkcası ben bu sezonun ilk yarısı için çok ümitli değilim, çünkü yazımın başında belirttiğim gibi, sabır çok güçlü olduğumuz bir özellik değildir, hele futbol konusunda, camia mutsuzluk ve sabırsızlıktan patlamak üzere gibi. Umarım Fenerbahçe camiası bu büyük değişimin bir parçası olmayı sabrederek başarır ve takım ruhuna kavuşmuş kaliteli kadrosunu izler. Kolay olmayacak, bol şans Fenerbahçe !

Tolga Güneş