Loading...
2026-28
21:45
logoSouthampton
2
logoIpswich Town
1
2026-28
22:00
logoPSG
5
logoBayern Münih
2
featured
  1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. TÜRK FUTBOLU VE SÖZÜN BİTTİĞİ YER…

TÜRK FUTBOLU VE SÖZÜN BİTTİĞİ YER…

TÜRK FUTBOLU VE SÖZÜN BİTTİĞİ YER…

Uzun yıllardır “GOL VURUŞU” köşemde futbol ile ilgili görüşlerimi değerli okuyucularımla paylaşıyorum, yazılarıma ilk başladığım senelerde sık sık futbolumuzu bekleyen tehlikelere ve siyasetin futboldan uzak kalması gerektiğine vurgu yapmıştım. Siyasetin Belediyeler vasıtasıyla futbola el atması ve haksız rekabet yaratmasının futbolumuza büyük zarar vereceğini, diğer kulüplere ve oradan para kazanan binlerce futbol emekçisine haksızlık yaratacağına işaret etmiştim. Ylıllar hızla geçti ve futbolumuz her geçen gün kan kaybederek, siyasetle iç içe geçerek iflas noktasına geldi.

Bu noktanın en çarpıcı örneğini bu hafta oynanan Tarihi Derbi Maçı öncesinde ve sonrasında üzülerek gördük. Maçtan birkaç gün önce Galatasaray kulübünün yeni tesisleriyle ilgili tanıtımında birçok siyasi kişilerin poz poz görüntülerine şahit olduk, aynı günlerde Fenerbahçe yöneticilerinin siyasi kişileri ziyaret ederek, forma hediye etmelerine tanıklık ettik. Bütün bu olmaması gereken şeylerin dışında başka birşeyler daha gördük, dünyada örneği olmayan ve insanlara yok artık dedirten bir şeydi bu. Bir Spor Bakanının katıldığı tanıtımda, “Şampiyon Cimbom” deyişi ve derbi maçı bitiminde yine bir Bakan yardımcısının sahaya atlamasını hayretler içinde izledik. Her insan bir futbol takımına gönül verebilir ve bu o kişinin en doğal hakkıdır, buna kimse karışamaz ancak hiçbir Devlet büyüğü tuttuğu takımın Şampiyonluğunu maç öncesi açıklama hakkına sahip değildir ve bu tarafsızlık ilkesine tamamiyle terstir ve diğer kulüplere karşı adaletsiz bir yaklaşımdır. Yaşadıklarımızdan sonra geldiğimiz noktayı yazı başlığımda ortaya koymayı bir görev kabul ettim, artık “SÖZÜN BİTTİĞİ” yerdeyiz ve Türk futbolu Siyasetten kopmadıkça, reyting uğruna sadece iki büyük kulübümüzü birbirine düşürecek yorumlar yapan, sürekli ahlaksızca algı yaratan ve bundan para kazanan sözde yorumculardan kurtulmadıkça, futbolumuzun geleceği kapkaranlık kalmaya devam edecektir.

Galatasaray ve Fenerbahçe futbolumuzda çok değerli ve gözbebeğimiz iki büyük kulübümüzdür ve asla dış güçlerin yardımına ve desteğine ihtiyaçları yoktur, ayrıca herkes bilmelidirki Türk futbolu sadece bu iki büyük kulüpten ibaret değildir. Süperlig’de, 1.lig, 2.lig ve 3.ligde futbola emek veren kulüplerimiz ve kulüplerde alın teri akıtan binlerce emekçimiz vardır, işte bunların toplamı Türk futbolunu yaratıyor, adaletin olmadığı hiçbir yerde başarı elde edilemez.

Derbi maçını güzel oyunuyla ve hakkıyla kazanan tüm Galatasaray camiasını ve başarılı oyuncularını tek tek kutluyorum ve alkışlıyorum, Şampiyonluk kutlu olsun.

Cimbomun bu başarısından tamamen bağımsız olarak, Skandal Hakem Yasin KOL için de birşeyler söylemek istiyorum, maçtan önce günlerce algı yaratan futbol cahili yorumcular, Yasin Kol’un ciddi bir Fenerbahçe’li olduğunu yazıp çizdiler ve başarılıda oldular, hakemin nasıl etkilendiğini ve hiçte Fenerbahçe’li olmadığını net bir şekilde gördük, maçın ilk yirmi dakikasında Fenerbançe’li oyunculara gösterdiği kartlarla niyetini açıkça belli etti, bu korkak ve güdümlü hakem asıl kart göstermesi gereken anlarda ne yazıkki futbol körü oluverdi.

Başta Torreira olmak üzere, Barış, Sanchez, Yunus, Sane ve özellikle Osimhen benim her maçta büyük bir zevkle ve hayranlıkla seyrettiğim oyuncular, ama sapla samanı ayırmak gerekir, iki pozizyonda Kereme ciddi faul yapan, ikincisinde kemiklerini kırarcasına omuz vurup Kerem’i yere seren, sonrasında vücudunun yarısı ve ayağı ceza sahasında olan Cherif’i kurallara aykırı olarak eliyle sırtından iterek yere düşüren Sanchez kesinlikle iki sarı kartla oyundan atılmalıydı ve penaltı kararı verilmeliydi. Yunus hakemi aldatarak kendini yere atmasıda net bir sarı karttı, ama daha önce bir sarı kartı olduğu için Hakem bu pozisyonu görmezden geldi. Hakem herşeyi öyle kurnaz bir şekilde uyguladıki, maçtan sonra kimse taraf tuttu demesin diye, Sane’ye ceza sahasında yapılan müdahalede penaltı noktasını göstermedi. Çünkü maçtaki dengeyi koruyan bir görüntü vermek zorunda olduğunu çok iyi biliyordu.

Victor Osimhen, büyük golcü, çok iyi bir insan ve iyi bir aile babası, onu seyretmek ve alkışlamak ayrı bir zevk, ancak saha içinde tam bir mahalle kabadayısı ve kendini dokunulmaz olarak görüyor, birilerinin bu oyuncuya dur demesi gerekiyor, yaptığı faulden sonra yerden kalkan Mert Müldür’e saldırması, araya giren Guendouzi’nin boğazına sarılması, hakem düdüğünden sonra topu tribünlere şutlaması ve hakemin üstüne agresif tavırlarla yürümesini milyonlarca futbolsever gördü, ama sözde Fenerbahçe’li denilen ancak nereli olduğu tam bilinmeyen futbolumuzun yüz karası hakemi tüm bu olanlar karşısında sessiz kalarak Derbi maçına gölge düşürdü, böyle adaletsiz birinin Süperligde maç yönetmesi bundan sonra kabul edilemez.

Türk futbolu savrulmuştur, geleceği karanlık ve meçhuldür, tek bir kurtuluş şansı vardır, emeğe saygı, Türk futbolunun sadece iki kulüpten ibaret olmadığını anlamak, futbola hiçbir siyasinin karışmaması ve para karşılığında algı yaratan futbol cahillerinden arınmak. Ancak bunlar başarılırsa futbolumuz özgürlüğüne kavuşabilir. Ben bunların olacağına inanıyormuyum, tabiki hayır, çünkü ben ümidini tamamiyle kaybetmiş eski bir futbolcu ve üzgün bir Beşiktaş’lıyım.

Tolga Güneş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

24 Saat Futbol ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.