YETKİLİ BENİM AMA SORUMLU BEN DEĞİLİM…
Tüm futbol dünyası, üç gündür Beşiktaş’ın başarısız Hocası Sergen Yalçın’ın tarihe geçen komik açıklamasını konuşuyor.
Ayrıca herkes birbirine daha önce Yalçın’ın futbol yorumcusu olarak bol keseden atıp tuttuğu yorumlarının videolarını paylaşıyor, birçoğunu bende yeni görüyorum ve ağzım açık söylenenleri takip ediyorum, sezon artık bitti ve bende her üzgün Beyiktaş’lı gibi sezon değerlendirmesi yapabilirim.
Avrupa’da herkesin iyi tanıdığı SOLSKJAER takımdan gönderildikten sonra, takımın başına Sergen Yalçın geliyor haberleri çıktığında, böyle bir kararın Beşiktaş’a büyük zarar vereceğini, hem futbolculuğunda hemde hocalık yaptığı takımlarda istikrarı hiçbir zaman yakalayamamış birinin Beşiktaş’a verecek herhangi bir katkısının olamayacağını yazan belkide ilk kişiydim. Sonuçta Sergen Yalçın takımın başına tek yetkili olarak geçti ve çalışmaya başladı, bende sustum ve hiçbir yıkıcı eleştiri yapmadan, bir Beşiktaş’lı olarak ümitle başarılı olmayı bekledim ve hayal ettim.
Hiç kimse Büyük Beşiktaş kulübünden ve camiasından asla daha büyük değildir ve olamaz, bu kulübe gönül vermiş milyonlarca Beşiktaş sevdalısı eğer bir Hoca’yı istemiyorsa İSTİFA diye bağırıyorsa, o Hoca kim olursa olsun gereğini yapmalıdır, kendisinden önceki hocalara demediğini bırakmayan, böyle bir camianın takımı üçüncü bile olamıyorsa bu net bir şekilde başarısızlıktır, birileri böyle Hoca’lara bulundukları yerin Beşiktaş olduğunu iyi anlatmaları gerekir diyen Sergen Yalçın, bu sezon üçüncü bile olamamıştır, Türkiye kupasından elenmiştir ve hala zaman lazım diyerek, başarısızlığına kılıf uydurma peşindedir. Ancak birileri çıkıp Sergen Yalçın’a burasının Büyük Beşiktaş Kulübü olduğunu hatırlatma zamanı gelmiştir.
Takımın başına geleceksin, kadroyu ve oyun taktiğini sen yapacaksın, antrenmanlar senin belirlediğin şekilde yapılacak, maçta oyuncu değişikliğine sen karar vereceksin, önemli oyuncuları gönderip onların yerine kendi istediğin oyuncular transfer edilecek ve işin sonunda takım dibe vurunca, yetkiliyim ama sorumlu değilim demek cehaletini yada uyanıklığını ortaya koyup kendini bu işten sıyıracaksın, ama bunu kimseye kabul ettiremezsin, çünkü sen geçmişte doğal yetenek olarak futbol oynamış sonrada ikinci ligte futbolu bırakmış bir futbolcu olabilirsin, ancak Hoca’lık çok farklı bir şeydir, yetenek, öngörü, hoşgörü ve kalite ister, ne yazıkki bunlar sende yok, hem futbolun derinliklerine çok uzaksın ve kesinlikle futbolcudan hiç anlamıyorsun.
Tek bir yanlış yaptı diye Milli kaleci Mert’i, aldığın ve işe yaramayan üç sağbek Taylan, Gökhan ve Murillo’dan farklı bir oyuncu olan Svensson’u satan, Demir Ege’yi, Muçi’yi kadrodan çıkartan, önemli golcü Abraham’ı ve Avrupada ve Portekiz milli takımında fark yaratmış Jota Silva’yı yok saymak ve en büyük yanlış olarak, STAR oyuncu Rafa Silva’yı yok saymak hangi futbol aklının ürünüdür buna açıklık getirmek gerekir. Bana Cengiz Ünder’i getirin bir ayda onu yıldız yaparım demeklede bu işlerin olmadığını artık anlama zamanıdır.
Bana göre Sergen Yalçın artık Hoca’lık yapmamalıdır, büyük ihtimalle teklifte alamayacaktır, hemen niye böyle düşündüğümü açıklıyorum. Yorumculuk yaparken gördükki Sergen Hoca’nın egosu çok yüksek, hiç kimseyi beğenmiyor ve kendini futbolun çok üzerinde görüyor ama yorumlarına insanların sadece güldüğünü bilmeden ve anlamadan.
Bir gün program yaptığı partneri Hoca’ya HAALAND’ı soruyor ve Yalçın aynen şöyle cevap veriyor, evet gol atıyor ama benim için kesinlikle yetenek değil, çünkü yetenek çok başka birşey diyor, ama yetenek nedir tam tarifini yapmıyor. İşte o gün sözün bittiği yere gelmişti Sergen Yalçın ve zerre kadar futbolcudan anlamadığının en net örneği olmuştu verdiği cevap.
Şimdi ben ona yetenek nedir buradan yazacağım. Futbol icad edildiğinden bugüre kadar herzaman en önemli ve en pahalı oyuncular Santrafor’lar olmuştur ve bu hep böyle devam edecektir. Futbol sonuç oyunudur ve sonucun tek tarifi gol atmaktır, ne yaparsanız yapın gol yoksa başarıda yoktur, golü bulmak içinde elinizde gol silahınızın olması bir zorunluluktur ve gol atmak tek kelimeyle Yetenek demektir.
Genç yaşına rağmen senelerdir tüm dünyanın hayranlıkla seyrettiği gol makinesi HAALAND özel bir yetenektir ve rekorlarına devam etmektedir. Oynadığı 28 Şampiyonlar ligi maçında 22 gol ve 5 asist, İngiltere Premier Ligte tüm kulvarlarda bir sezonda 52 gol atarak rekor kırıp tarihe geçen bir oyuncuya yetenek değildir demek hiçbir Hoca’ya yakışmaz, tabiki gerçekten Hoca olabilmiş kişileri kastediyorum. Sanırım bu kadar yeter, Beşiktaş kimsenin babasının çiftliği değildir ve bu kulüp Sergen Yalçın’a bir kaç rumara büyük gelmiştir, en iyisi yorumculuğa geri dönmesidir çünkü masa başından atış serbesttir.
Beşiktaş’ımızın bu andan itibaren kaybedecek bir dakikası bile yoktur, acil önlem alınmazsa önümüzdeki sezon ilk beşe girmek bile hayal olur.
Tolga Güneş


