Beşiktaş, eksikler nedeniyle zorunlu olarak 3-5-2 sistemiyle sahaya çıktı. Üç gün önce Katar’da alışkın olduğu 4-1-4-1 sistemiyle oynayıp Süper Kupa’yı kazanmıştı. Siyah beyazlılar, idmanda belki bir gün deneme şansı bulduğu 3-5-2’yi kusursuza yakın oynadı. Birlikte hücum edip birlikte savunma yapan, sahanın her yerini çok iyi kullanan Beşiktaş’ın tek sorunu maçı koparmak.
Maçın ilk dakikalarında etkili olmaya başlayan Beşiktaş, Batshuayi ile karşı karşıya ve Emirhan’ın kafa vuruşunda direkten dönen topuyla iki kez gole çok yaklaştı.
Beşiktaş maçlarında VAR’lığını unuttuğunuz video hakem asistanı sonunda kendini hatırlattı ve net penaltıyı göremeyen Alper Ulusoy’u uyardı, Beşiktaş öne geçti.
İkinci yarıda Batshuayi’nin kaçırdığı sayısız fırsat üstüne bir de Ersin’in yan topta boşa çıkması skora denge getirdi.
Oynadığı oyunla göz dolduran genç oyuncu Emirhan, Süper Lig kariyerinde ilk kez 11’de çıktığı maçta ilk isabetli şutunu gole çevirdi, Beşiktaş bir kez daha öne geçti.
Aslında burada bir parantez açmakta fayda var. Rize’nin skoru 1-1’e getirmesinde Batshuayi’nin kaçırdığı fırsatlar ve Ersin’in hatası nasıl etkili olduysa, Beşiktaş’ın tekrar oyunda öne geçmesinde de Karadeniz ekibinin hocası Hamza Hamzaoğlu bir o kadar etkili oldu. Skor 1-1 iken yapması gereken oyuncu değişiklerini yapmaktan vazgeçip oyun planını değiştirmeyince ceza hemen kesildi.
Güven ile yine maçı koparma şansını yakalayan Beşiktaş, bu konuda cömertçe davranınca Rize bir kez daha skorda eşitliği sağladı.
Gökhan Gönül ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Rize tam 10 kişi kaldığı anda sarı kartı olan Montero acemice davranıp tartışmaya girince o da oyundan atıldı ve Beşiktaş maçın son bölümünde bir oyuncu fazla oynama şansını da hemen harcamış oldu.
Siyah beyazlılar, iyi top oynuyor. Umut vaat ediyor. Fakat ufak tefek hatalar ağır sonuçları da beraberinde getiriyor. Futbol hatalar oyunudur ama bu kadarı da fazla.


