MOURINHO BÖYLE İSTEDİ
Kadıköy’de Slovak stoperimiz Milan Škriniar’ın fahiş hataları sonucu 3-1 kaybettiğimiz Glasgow Rangers deplasmanına Bright Osayi-Samuel, Fred Rodrigues ve Anderson Talisca takviyeleriyle çıktık. Sakat olan Çağlar Söyüncü kadroda yer almazken, Dusan Tadic ile Edin Dzeko yedekler arasındaydı. İskoç ekibindeyse Rıdvan Yılmaz ve Robin Pröpper’in yerleri Leon Balogun ve Duson Sterling ile doldurulmuştu.
İlk yarıda ev sahibi Glasgow Rangers; Mohamed Diomandé ve Vaclav Černý ile kalemizi yokladı ancak kalecimiz İrfan Can Eğribayat başarılıydı. İlk yarının son anlarında beklenmeyen bir şekilde golü bulduk. Sol kanatta rakibi Dujon Sterling’ten kurtulan Filip Kostic’in ortasına James Tavernier’in ağır kalmasından faydalanan Sebastian Szymanski öyle enfes bir sol vole çaktı ki, kalecileri Jack Butland adeta dondu kaldı.
1-0 önde girdiğimiz ikinci yarıda Sebastian Szymanski ve Anderson Talisca ile kaleyi bulamadık ancak rakibimiz Glasgow Rangers’ta ilk yarıda kâbusumuz olan Dujon Sterling, Cyriel Dessers ve Mohamed Diomandé’nin yerlerine oyuna ikinci yarıda giren Rıdvan Yılmaz, Hamza Igamane ve Nedim Bajrami’nin ceza sahası dışından şutlarında kalecimiz İrfan Can Eğribayat adeta devleşti.
Dakikalar 73’ü gösterdiğinde Mert Müldür’ün rakibi Jefté da Silva’dan kurtularak sağ taraftan yaptığı ortaya James Tavernier ile kaleci Jack Butland’ın arasından sol ayağını uzatan Sebastian Szymanski, İskoçya’da skoru 2-0 yaparken maçı uzatmaya götürüyordu.
İlk karşılaşmada bize 2 gol atan Vaclav Černý ile serbest vuruşların usta ismi James Tavernier; kalecimiz İrfan Can Eğribayat’ı zorlarken genç file bekçimiz uzatma dakikalarında da 3 pozisyonda rakibe gol izni vermedi. Biz ise Sebastian Szymanski’nin 2 golü dışında Yusuf Akçiçek’le kaleci Jack Butland’ı yokladık ancak İngiliz file bekçisi topu kurtarınca kaderimizi penaltı vuruşları belirleyecekti.
Rakibimiz Glasgow Rangers; Galatasaray’ın efsanesi Gheorghe Hagi’nin oğlu Ianis Hagi ile penaltı vuruşunu kalecimiz İrfan Can Eğribayat’a teslim ederken; biz ise Dusan Tadic; Fred Rodrigues ve Mert Hakan Yandaş’la çerçeveyi tutturamayınca 6-5 kaybettik ve elendik.
Aslında Glasgow Rangers’ın hocası Barry Ferguson’un takımın en etkili silahları Cyriel Dessers ve Mohamed Diomandé’yi kenara alışı bizim için avantajdı ancak bunu kullanamadık.
Fenerbahçe takımı buradan turu verdiyse Athletic Bilbao ve ilk Glasgow Rangers maçında forma giyemeyen Fred Rodrigues’e alternatif bulamaması bunun başlıca sebebidir. Her ne kadar penaltı kaçırsa da Sebastian Szymanski ile birlikte Fred Rodrigues, kaleci İrfan Can Eğribayat ve Filip Kostic mükemmel oynadılar. Ayrıca Cenk Tosun’a bu maçta süre verilmeyip sabıkalı Mert Hakan Yandaş’a dakika veriliyorsa Başkan Ali Koç ve Teknik Direktör Jose Mourinho bunun hesabını vermelidir. Hele ki penaltı vuruşu Mert Hakan Yandaş’a nasıl kullandırılır şaşkınlık verici. Filip Kostic’in de grup maçlarında adının yazılmaması skandaldır. Belki penaltı vuruşlarından birini Sırp yıldız Filip Kostic kullansa Athletic Bilbao’nun çeyrek finaldeki rakibi biz olabilirdik. 2 gol atmış Sebastian Szymanski’nin oyundan alınışı da komedi.
Başkan Ali Koç ve Jose Mourinho artık istedikleri gibi ligi dizayn edip Galatasaray’la uğraşabilirler. Zira artık köyümüze döndük. Galatasaray-Young Boys maçında kaleci Fernando Muslera’yı oyundan atan Norveçli hakem Espen Eskås’ı çok beğendim. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun yerinde olsam ilk işim ona ülkede maç yönettirmek olur.
Sonuç olarak Avrupa’da yine boyumuzun ölçüsünü aldık ve ümitlerimiz bir başka bahara kaldı. Bakalım Başkan Ali Koç ne zaman Galatasaray’a sallamaya başlayacak? Bu sorunun cevabı için de kulağımızın üzerine yatıp bekleyelim..




